İçeriğe geç
İzmir Pergel

Merakın yönünü, gökyüzünün ritmini bul

Şaşırtıcı Bilgiler

Gıdalar Neden Bozulur? Mutfaktaki Saklama Biliminin Şaşırtıcı Tarafı

Ekmek buzdolabında neden hızlı bayatlar, dondurulmuş et neden sulanır, tuz nasıl korur? Mutfaktaki saklama biliminin israfı doğrudan azaltan bilgileri.

Derya Yalın 5 dk

Mutfakta her gün tekrarlanan işlerin arkasında şaşırtıcı derecede sağlam bir bilim vardır. Ekmeği buzdolabına koymak neden onu daha hızlı bayatlatır, dondurulmuş et neden bazen kuru çıkar, elma neden kesildiği anda kararır, tuz ve şeker nasıl olur da yüzyıllardır koruyucu olarak kullanılır? Bu soruların cevapları, gıda israfını azaltmanın da anahtarıdır.

Saklama bilgisi doğrudan bütçeye yansır; çöpe giden her paket, ödenmiş bir paradır. Kendi mutfak bilginizi ölçmek isterseniz mutfak ekonomisi testi saklama ve planlama alışkanlıklarınızı görmenin pratik bir yolu. Aşağıdaki bilgiler ise o alışkanlıkların neden işe yaradığını açıklıyor.

Bozulmayı yapan üç şey

Gıda üç yolla bozulur. Birincisi mikroorganizmalar: bakteri, maya ve küf, uygun sıcaklık ve nemde hızla çoğalır. İkincisi enzimler: gıdanın kendi içindeki doğal enzimler, hasat ya da kesim sonrasında da çalışmaya devam eder ve dokuyu değiştirir. Üçüncüsü oksidasyon: havadaki oksijen, yağları acılaştırır ve renkleri değiştirir.

Bütün saklama yöntemleri bu üç sürecin en az birini yavaşlatmak üzerine kuruludur. Soğutmak mikroorganizmaları yavaşlatır, haşlamak enzimleri durdurur, vakumlamak oksijeni azaltır. Hangi yöntemin gerektiğini bilmek, hangi sürecin işlediğini bilmekle başlar.

Soğuk öldürmez, yavaşlatır

Buzdolabının yaptığı iş bakterileri öldürmek değil, çoğalma hızlarını düşürmektir. Dört derecede bir bakteri kolonisinin ikiye katlanması saatler alırken, oda sıcaklığında bu süre yirmi dakikaya kadar iner. Bu yüzden pişmiş yemeğin masada bekletildiği süre, buzdolabında geçirdiği süreden daha belirleyicidir.

Aynı sebeple sıcak yemeği doğrudan buzdolabına koymak da sorunludur; hem dolabın iç sıcaklığını yükseltip diğer gıdaları riske atar hem de yemeğin ortası uzun süre ılık kalır. Doğru yöntem, yemeği geniş ve sığ bir kaba aktararak hızla soğutmak, sonra kaldırmaktır.

Ekmek buzdolabında neden bayatlar

Bayatlama, kurumakla aynı şey değildir. Ekmekteki nişasta molekülleri, pişirmeyle açılan yapılarını zamanla yeniden kristalleştirir; bu sürece geri kristalleşme denir ve en hızlı buzdolabı sıcaklığında, yani sıfır ile yedi derece arasında gerçekleşir.

Bu yüzden ekmek buzdolabında, oda sıcaklığında olduğundan birkaç kat hızlı bayatlar. Doğru yöntem, günlük tüketilecek ekmeği oda sıcaklığında bir bez ya da kâğıt içinde saklamak, fazlasını ise dilimleyip derin dondurucuya koymaktır. Dondurma, kristalleşme sürecini fiilen durdurur ve çözüldüğünde ekmek tazeliğini büyük ölçüde korur.

Dondurmanın gerçek sorunu: buz kristalleri

Dondurma bozulmayı durdurur ama dokuyu değiştirebilir. Sebep, hücrelerin içinde oluşan buz kristalleridir. Yavaş donan bir gıdada kristaller büyür ve hücre duvarlarını yırtar; çözüldüğünde su dışarı akar ve ürün sulu, pörsük bir kıvam alır.

Hızlı dondurmak, kristallerin küçük kalmasını sağlar. Bu yüzden gıdalar ince ve yayvan biçimde, tek kat halinde dondurulmalıdır. Ayrıca donmuş bir ürünün kısmen çözülüp yeniden donması, kristalleri büyüttüğü için hem doku hem güvenlik açısından sakıncalıdır.

Dondurucudaki kuruma ve beyaz lekelenme ise havayla temastan kaynaklanır. Ambalajdaki hava boşaltıldığında bu sorun büyük ölçüde ortadan kalkar.

Tuz ve şeker suyu esir alır

Salamura ve reçel, yüzyıllardır aynı ilkeyle çalışır: mikroorganizmalar yaşamak için serbest suya ihtiyaç duyar. Tuz ve şeker, ortamdaki suyu kendine bağlar ve bakteriye kalan su miktarını düşürür. Bu değere su aktivitesi denir ve belirli bir seviyenin altında mikrobiyal üreme durur.

Aynı ilke kurutmada da geçerlidir. Kurutulmuş meyve bozulmaz, çünkü içinde bakterinin kullanabileceği su kalmamıştır. Bal da benzer sebeple neredeyse sonsuz raf ömrüne sahiptir.

Asit, doğal bir koruyucu

Turşu, yoğurt ve sirke, asitliğin koruyuculuğuna dayanır. Pek çok zararlı bakteri asidik ortamda yaşayamaz. Turşu kurulurken sirke ya da laktik fermantasyon yoluyla üretilen asit, hem lezzeti hem güvenliği sağlar.

Bu yüzden ev yapımı konservelerde asitlik kritik önemdedir. Düşük asitli sebzelerin sadece kaynatılarak konservelenmesi risklidir; bu tür ürünlerde ya asit eklenmeli ya da basınçlı yöntem kullanılmalıdır.

Kararmanın kimyası

Kesilen elma, patates ve avokadonun kararması, oksijenle temas eden enzimlerin çalışmasıdır. Bu tepkime gıdayı bozmaz; yalnızca rengini değiştirir. Limon suyu bu kararmayı yavaşlatır, çünkü asit enzimi devre dışı bırakır.

Aynı enzim ailesi, çayın demlenmesinde ve kahve çekirdeğinin kavrulmasında da rol oynar. Mutfakta istenmeyen bir tepkime, başka bir üründe tam da aranan sonucu üretir.

Etilen: meyveler birbirini olgunlaştırır

Bazı meyveler olgunlaşırken etilen adlı bir gaz salar. Muz, elma ve avokado bu gazın güçlü kaynaklarıdır. Aynı kapta duran bir muz, yanındaki elmayı ve domatesi hızla olgunlaştırır, sonra çürütür.

Bu bilgi pratikte iki yönlü kullanılabilir: sert bir avokadoyu hızlı olgunlaştırmak için yanına muz konur; sebzelerin uzun dayanması içinse etilen üreten meyvelerden ayrı saklanır. Patates ile soğanın birlikte saklanmaması da benzer bir sebebe dayanır.

Son tüketim tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihi

Ambalajlardaki iki farklı ifade sık karıştırılır. Son tüketim tarihi, güvenlikle ilgilidir ve geçtikten sonra ürün tüketilmemelidir; genellikle çabuk bozulan ürünlerde kullanılır. Tavsiye edilen tüketim tarihi ise kalite ile ilgilidir; ürün o tarihten sonra da güvenli olabilir, yalnızca en iyi halinde olmayabilir.

Gıda israfının önemli bir bölümü, bu ayrımın bilinmemesinden kaynaklanır. Kuru bakliyat, makarna, konserve ve baharat gibi ürünler, tavsiye edilen tarihten sonra da uzun süre kullanılabilir; belirleyici olan görünüm, koku ve ambalaj bütünlüğüdür.

Bilgi, israfı doğrudan azaltır

Bu bilgilerin ortak sonucu şudur: gıdanın bozulması rastgele değil, öngörülebilir bir süreçtir. Hangi ürünün hangi koşulda ne kadar dayanacağını bilmek, alışverişi de saklamayı da değiştirir.

Ekmeği dondurmak, sebzeleri etilen üreten meyvelerden ayırmak, pişmiş yemeği hızlı soğutmak ve dondurulacak ürünü ince yaymak gibi küçük alışkanlıklar, hiçbir ek maliyet gerektirmez. Buna karşılık mutfaktan çöpe giden miktarı belirgin biçimde azaltır; mutfak ekonomisinin en sessiz ama en etkili tarafı budur.