Evdeki Eşyaların Bilinmeyen İkinci Kullanımları
Mutfak çekmecesindeki sıradan eşyalar, alındığı amacın dışında çok daha iyi işler görebiliyor. Mantığı olan pratik çözümler.
Selin Ertem 3 dk
Her evde, alındığı amaç dışında çok daha iyi işler gören eşyalar vardır. Bunların çoğu mutfak çekmecesinde ya da banyo dolabında zaten durur; sadece ikinci bir kullanım alanı olduğu bilinmez. Bu bilgiler, hem para tasarrufu sağlar hem de aniden ihtiyaç duyulan bir çözümü elinizin altında tutar.
Aşağıdaki kullanımların ortak noktası, malzemenin fiziksel ya da kimyasal bir özelliğinden yararlanmalarıdır. Yani bunlar rastgele denenmiş hileler değil, arkasında basit bir mantık olan pratik çözümlerdir.
Mutfaktan çıkan çözümler
Kağıt havlu, salata yeşilliklerinin saklandığı kabın içine konduğunda fazla nemi emer ve yaprakların çürümesini geciktirir. Aynı mantık, ekmek kutusuna konan küçük bir bez parçası için de geçerlidir.
Buz kalıpları sadece buz için değildir. Artan domates salçası, taze doğranmış otlar ya da limon suyu, porsiyonlar halinde dondurulup poşete alındığında aylarca kullanılabilir. Bu, mutfakta israfı en çok azaltan alışkanlıklardan biridir.
Un elemek için kullanılan tel süzgeç, tavada kızartma yaparken üzerine kapatıldığında yağ sıçramasını büyük ölçüde engeller; buharın çıkmasına izin verdiği için normal kapak gibi yemeği yumuşatmaz.
Banyo ve temizlik dolabından
Saç kremi, yünlü kazakları elde yıkarken az miktarda kullanıldığında lifleri yumuşatır ve statik elektriği azaltır. Ayrıca yapışan bir yüzüğü çıkarmakta da işe yarar.
Diş fırçası, ömrünü tamamladığında çöpe atılmak yerine temizlik kutusuna eklenebilir. Musluk dibi, fayans derzi, klavye aralığı ve armatür kenarları gibi dar alanlarda hiçbir bez onun kadar iyi iş görmez. Kullanmadan önce sapına bir işaret koymak, mutfağa karışmasını önler.
Kuru ve temiz bir kağıt havlu, süpürgeyle toplanamayan ince tozu toplamada nemli bezden daha iyidir çünkü nemli bez tozu yüzeye yayabilir. Aynı şekilde bir çift lastik eldiven, kumaş kanepeye yapışan evcil hayvan tüylerini toplamak için rulodan daha etkilidir.
Kırtasiye ve garaj malzemeleri
Kağıt bandı, boya yaparken kenar korumak dışında kablo etiketlemede en pratik çözümdür. Her kablonun ucuna hangi cihaza ait olduğunu yazmak, priz arkasındaki karmaşayı bir daha çözmek zorunda bırakmaz.
Kıskaçlı kağıt tutucular, masa kenarına takıldığında şarj kablosunun yere düşmesini engeller. Aynı tutucular, mutfak çekmecesindeki açılmış paketleri kapatmakta da işe yarar.
Silikon fırın eldiveni, sıkışmış kavanoz kapaklarını açmakta bezden çok daha iyi kavrama sağlar. Kavanoz hâlâ açılmıyorsa kapağın kenarına birkaç saniye sıcak su tutmak, metali genleştirerek işi kolaylaştırır.
Elektronik ve kablo düzeninde işe yarayanlar
Ekmek poşetlerinin ağzını kapatan plastik klipsler, kablo etiketlemenin en kolay yoludur. Kablonun üzerine geçirip üstüne cihazın adını yazmak yeterlidir. Aynı işi tuvalet kağıdı ruloları da görür: her kabloyu ayrı bir rulonun içinden geçirip kutuya dizmek, çekmecedeki kablo yumağını tamamen ortadan kaldırır.
Eski bir gözlük bezi, ekranları temizlemek için en uygun malzemedir; kağıt havlu ise ekranlarda çizik bırakabilir. Klavye aralarındaki tozu almak için ise kağıt bandı yapışkan yüzü dışa gelecek şekilde bir kartona sararak kullanmak, özel temizlik jellerine gerek bırakmaz.
Küçük ama hayat kurtaran ayrıntılar
Yatak çarşafı takımını, kendi yastık kılıfının içine katlayıp koymak, dolapta takım aramayı tamamen ortadan kaldırır. Aynı mantıkla, elektronik cihazların kutusundaki köpük parçaları atılmayıp küçük eşyaları taşımak için saklanabilir.
Kapı menteşesi gıcırdadığında elin altında yağ yoksa, birkaç damla sıvı sabun ya da bir parça mum geçici bir çözüm sunar. Sıkışan bir çekmece rayının üzerine mum sürmek de sürtünmeyi anında azaltır ve hiçbir iz bırakmaz.
Bir ayakkabı kutusunun içine konan bölmeli karton, çekmece düzenleyici satın almadan çorap ya da kablo düzenlemek için yeterlidir. Bu tür çözümlerin avantajı, gerçekten kullanıp kullanmayacağınızı önce ücretsiz olarak test edebilmenizdir.
Evdeki eşyalara ikinci bir gözle bakmak, aslında bir tasarruf yöntemi olmanın ötesinde bir düşünme alışkanlığıdır. Yeni bir ihtiyaç doğduğunda ilk refleks satın almak olmadığında, hem ev daha az kalabalıklaşır hem de eldeki nesnelerin ömrü uzar. Çekmecedeki basit bir alet, çoğu zaman özel olarak üretilmiş pahalı bir üründen daha iyi iş görür.